Bir Gelişin Bin Gülüşe Açtığı Yol

EMRE DEMİR
canımdan öte kızlarıma
Mutluluğu bulmaktan bahsediyor
kendini kaybedenler
van gogh bilmiyor mutluluğu
-üstelik o, eski kulağı kesiklerden
Mutluluğun tadını alamasa da
ölümü ballandırıyor en eski gurme sokrates
Ben, dalgaların vura vura küçülttüğü sahillerde
gökyüzüne demirleyen yıldızlar altında
gülerken getirdiğin cenneti izliyorum
yanaklarında güller
sesin günahları yıkayan en saf yağmur
heyecan yüklü bir bayram sabahı gözlerin

Bir bayram sabahı ben
yanaklarından gül topluyorum

Uzun yollar katlediyor,
mutluluğa yelken açanlar
kaç gemi batırıyor colomb
okyanusun kalbine
çok su kaybından ölen bir ummanda
kaç uykusuz gece, kaç ton tuz kokuyor
Kitab-ı Bahriye
Ben, serçelere cesaret aşılayan bir sükût içinde
Dudaklarında taşıdığın cenneti
avuçlarımda gizliyorum
damlaya damlaya gül oluyor sesin
Sesin eski yaraları sayıklayan takvimlere merhem

Sararmış bir ekim sabahı ben
sesinden gül kokluyorum

Mutluluktan uçmak istiyor
aklı çok yerden kesilenler
Hezârfen uçtuğunu düşünürken düşüyor
tarihe, çok anlatılan bir masal diye
Rüzgâr estiğini sanırken uçuyor
gözlerinin değdiği bin yere
Dünyanın yarasını sağaltınca ellerin
Ben, kırlangıçlarla gökyüzünde dolaşan
saçlarını ayırıyorum bir sabah, bahtıma
saçların ipek yoluna ilham
külden geçilmeyen ganja gülden misillime
saçların daima, günlerden cuma

Rüzgârın aklıma estiği bir sabah
yanaklarından gül
sesinden gül
saçlarından gül koklayıp
mutluluk, diyen herkese senden bahsediyorum.

Yorum bırakın

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑