Yaşamak Romanı Üzerine

AZİZ KAĞAN GÜNEŞ

Bir romanı kaliteli yapan öğeler arasında sade bir anlatım, çok kompleks olmayan bir kurgu, merak unsurunun bulunması, romanın çapını, çıtasını düşürür mü? Yoksa hayır mı?

Yu Hua’nın Yaşamak adlı romanını okuduktan sonra aklımda bazı sorular oluştu. Bir edebi eseri nitelikli kılan unsurlar üzerinde düşünmeye başladım. Üslup, teşbihler, bütünlük… Bir çok unsur sayılabilir. Bunların içinde konu, sürükleyicilik, dolayısıyla merak unsuru ise sonlara bırakılır. Neredeyse klasik hale gelen söylemlerden biridir: ne anlatığın değil, nasıl anlattığın önemli. Şimdi bu romana dönelim. Tabiri caizse sonuna kadar soluksuz okudum! Tabii ki kurgu bir metni sonuna kadar hızlı bir şekilde okumak, o eseri kaliteli yapmaz. Ülkemizde okunmaktan ziyade tüketilen piyasa romanı diyebileceğimiz yüzlerce popüler roman var. Fakat Yaşamak öyle değil gibi. Gibi diyorum çünkü inanın ben de çok emin değilim!

Kitabın içinde altını çizebileceğimiz sağlam betimlemeler, teşbihler veya motto sayılabilecek çarpıcı ifadeler yok. Peki ne var?

Sahicilik var. Yazar romandaki anlatım tekniklerinden ben anlatıcının sunduğu samimiyetin sağladığı imkanı da kullanarak yazdıklarını yaşadığı noktasında okuyucuyu ikna etmeyi başarıyor.

Sinematografik anlatım. Okuduklarınızı muhayyilenizde çok rahat görebiliyorsunuz.

Bu kadar acı da fazla ama dedirtiyor mu, belki evet. Ama okurken dönüp sık sık bunu sorgulamıyorsunuz. Hikayenin ritmi kendisine çekiyor.

Dünya genelinde baskı üstüne baskı yapmış, kitabı filme uyarlanmış ve ülkemizde de çok satmaktan ziyade kıyıda köşede kalmış,prestijli kitapları Türkçe’ye kazandırmaya çalışan Jaguar basmış. İyi ki de basmış. Ülkemizde de hala çok satanlar arasında.

Soruya dönelim. İçine bolca eve alelade entrika, polisiye, romantizm v.s sosu ilave edilerek piyasaya servis edilen ve okur kitlesi de -edebi zevk ve okuma kültürü olarak- düşük olan romanları bir yana bırakırsak, bir romanı kaliteli yapan öğeler arasında sade bir anlatım, çok kompleks olmayan bir kurgu, merak unsurunun bulunması, romanın çapını, çıtasını düşürür mü? Yoksa hayır mı? Sorunun cevabını biliyor olsam size de sormazdım.

Yorum bırakın

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑