Cihan Aktaş: “Hayal gücü kuvvetli, okumayı seven ve kelimelerle arası iyi olan biri için yazmak, tabii bir akış içinde başlıca meşgaleye dönüşüyor.”

Cihan Hanım merhaba, gönlünüz nasıl, afiyettesiniz inşallah?

Hamdolsun sevgili Hacer. Memleket meseleleri, dünyanın hâli, aynı zamanda Ramazana özgü bir başka düzene geçmenin hisleri… Ayrıca, yeni romanım Kamerun’da Bir Mevsim’i yayına hazırlamanın heyecanı içindeyim.

Neden yazıyorsunuz?

Yazmazsam önümde uzanan zamanı başka nasıl doldurabilirim? Hayal gücü kuvvetli, okumayı seven ve kelimelerle arası iyi olan biri için yazmak tabii bir akış içinde başlıca meşgaleye dönüşüyor. Yazmak, mizacıma uygun en anlamlı faaliyet. Sanırım kilim dokumayı öğrenirdim yazamadığım zaman, şu var ki alerjik bünyem dayanamazdı buna. Herhalde daha temiz sokaklar, madde bağımlısı çocuklar, kent düşkünleri ve Filistin’i gündemde tutmak gibi konularda çalışmak isterdim.

Nasıl yazıyorsunuz?

Masa başında, bilgisayarla. Çantamdaki veya yastığımın altındaki not defterlerine, çalakalem.  Sabah saatlerinde edebiyat, akşam saatlerinde diğer disiplinler. Ara ara metni tıkayan bir pürüzü çözebilirim diye bir başka işe al atarak…    

Kitap bittikten sonraki o his?

Bir ferahlama ama yanı sıra yayın aşamasına özgü angaryaların sıkıntısı. Sıradaki öteki kitaba geçmeden önce zihnimi zorlayan öykü için fırsat bulmanın rahatlığı bir de…

Mutfakta ne var?

Muhallebi, kuzu etiyle pişmiş pırasa, kırmızı şeker pancarı salatası.(Razaman olduğu için:)

Bir kitap?

Şu sıralar Dıpesh Chakrabarty’den Avrupa’yı Taşralaştırmak.

Bir film?

Rüya, Derviş Zaim.

Bir dizi?

İkinci Bahar.

Bir şarkı ya da türkü?

Eleşkirt Türküsü.

Yorum bırakın

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑