MEHMET ASLAN
Dünyanın geldiği güç ve imkânlar açısından, başta cihad olmak üzere çoğu İslami kavramı yeniden yorumlamak gerekir. Aksi hâlde hep ölmek ve yenilmek payımıza düşüyor. Çeçenler kadar savaşçı ve cesur bir halk tanımadım. Gazzeliler de öyle… Cesaret, yeten bir şey olsaydı; ama yetmiyor.
Bugün ümit dolu bir yığın şey yazabilirim. Ancak bu, sanal bir ümit olurdu.
Coğrafya, din, mezhep, meşrep, aile taassubundan çıkamayan; fikretmeyen, dünyayı ve olup biteni anlamaktan mahrum; insanlık tarihinin dönüm noktalarından bihaber bir akılla kavga veremeyiz.
Ölüme karşı cesur olmak, maalesef yetmiyor.Endülüs örneği var önümüzde.
Çoğu İslam toplumlarında, ne yazık ki gavur aklı işliyor.
Bugün Kâbe’de Filistin’i hatırlatan bir mendil bile kullanamazsınız. Kâbe esir. İslam’ın değerleri ve coğrafyaları esir.
Ben acı da olsa bir tespitte bulunuyorum. Buna katılırsınız ya da katılmazsınız. Saygı duyarım.Geldiğimiz noktada bireysel ve toplumsal önceliklerimiz değişmiştir.
İlk düğmeyi doğru iliklemeyen bir toplum, iç kavgalarıyla yok olup gidecektir.
“Allah dilerse her şey olur.” Amenna.
Ama Allah’ın dilemesi neye matuftur, bir düşünelim bakalım.
İnsanın yürüyüşünün ayak izlerini vahiyle buluşturmak dışında –en azından benim aklıma– bir şey gelmiyor.
Onun için de, sanırım, daha çok işimiz var.Filistin ve Gazze için
Başta aziz şehitler, gaziler ve mücahitler olmak üzere; her türlü katkı sunan, dua eden, boykot yapan, Kur’an okuyan, gündemde tutan herkesten Allah razı olsun.
Ancak sonuca götürecek sürecin başka türlü cereyan edeceğine inanıyorum.
Var olan argümanlar yetmiş olsaydı, iki yılı aşkın bir süredir bu kadar aşağılık bir durumda olmazdık.
Yeni bir bakış açısı ve fiilî durum gerekiyor.
O da bizde yok.
İmanın en zayıf halkası olan buğz ve dua ile yetiniyoruz.Filistin davası, tüm insanlığın olduğu gibi Müslümanların da paradigmasını değiştirmelidir.
Hayat, kötülerin ve güçlülerin kazandığı bir trajediye dönmüştür.
Yokluk, 11 Kasım 1918’de kapısını son kez bize açmış ve henüz kapanmamıştır.
Lokal seriyeler dışında, hep dayak yemiş ve yenilmişiz.
Gücümüz kadar, aklımız da geri kalmış.Gazze’de şehit olan mübarek insanların ve bilhassa çocukların ruhaniyetinden af dileyerek söylüyorum: İslam ümmeti fiilen yok olmuştur.
Böyle bir dünya yoktur artık.
Yakın zamanda, bu kafa ile de olmayacaktır.
Bu süreçte masumların ölmemesi için ne yapılması gerekiyorsa o yapılmalıdır.
Devletler ve askerî güçler nezdinde çözülemeyen sorunlar, sivil mecralarda hiç çözülemez.
Orta ve uzun vadede, fikrî ve zihnî bir mücadele dışında seçenek kalmamıştır.Fetih sûrelerini elbette okuyalım. Ancak artık Gazzeliler için değil, kendimiz için okuyalım.
Allah, sünnetullahı bozmuyor.
At yetiştirmediyseniz, yenilmeniz mukadderdir.
İhtilaf ederseniz, rüzgârınız gider.
Adaleti yok sayarsanız, devletiniz dağılır.Tüm İslam coğrafyasının hâli pürmelali ortadadır.
Caydırıcı hiçbir gücümüz yok.
Sözümüz buharlaşıp yok oluyor: Tınnn!Her cepheden –cihad anlayışımız dahil– cesurca bir özeleştiriye ihtiyacımız var.

ŞEHİRDEKİ YABANCI
İstemedim ve çözmedim
Bu sırıtkan ve aldırış etmez
Bilmeceyi
Boşlukları hangi hal ile dolduracağımı
Bilmediğim
Bir sınav kâğıdı elimde
Buruşturdum
Tekrar açtım kirlenmiş ellerimi
Yudum bir faninin yüzünü
Avuçlayarak
Bir an olsun kaçmak düşüncesi
Bu bilmeceden
Ne soran ne sorulan olmak istiyorum
Bilmece mi
Yoksa bir “hal” tragedyası mı
Sahnelenen
Bizden olmalısın dedi Kabil
Sert ve çizgili bir yüzün
Kambur ve hırpalanmış bir gövden
Emin ve gururlu adımların
Olmalı
Bir an olsun çıkmak düşüncesi
Bu trajediden
Ne yoran ne yorulan olmak istiyorum.
Hayat gailesi ile
Hesap dairesi arasında
Belki bir günah kadar normal
Bir gülümseme gibi içten
Ve hatta
Tek ve tenha olma vakti artık
Hesaplı iyiliklere
Güldüm ve kıstım gözlerimi
Bir an olsun yıkmak düşüncesi
Bu sahneyi
Ne kıran ne kırılan olmak istiyorum
Bu şehrin bir yabancısı olarak
Bir yıkık duvar bulup
Sadece ve sadece
Doğrultmak istiyorum
Hasan Hüseyin
BeğenBeğen
“Allâh’a dayan sa’ye sarıl hikmete râm ol
Yol varsa budur bilmiyorum başka çıkar yol”
Mehmet Akif Ersoy
(Ey insan! Allah’a dayan,gayrete sarıl,hikmete boyun eğ. Bir yol varsa o da budur. Başka bir çıkar yol bilmiyorum.
BeğenBeğen