Merhaba, gönlünüz nasıl? Merhaba. Sanırım gittikçe daha alıngan. İlk cümleyi yazdıran ve sonrasında da hep satırbaşı yaptıran ne(ler)dir? İlk cümle kendime ait bir meseleden ya da şöyle söyleyeyim o meselenin kelimelerle maskelenmiş cüretinden gelir. Başkalarından yola çıkarak yazdığım öyküler nedense hep yarım kaldı. Kulağa bencillik gibi gelebilir ama öykünün bir şekilde duygularıma temas eden bir... Okumaya Devam et →
Karın Sesi, Gecenin Yarığı: Karlı Bir Gece Vakti
HACER YEĞİN GÜNEŞ Neden büyük ırmaklardan bile heyecanlıydı Karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak İsmet Özel Karlı bir gece vakti… Kelimeler, dışarıda sessizce yağan karın taneleri gibi yere düşüyor; her biri tek başına soğuk, ama yan yana geldiklerinde beyaz bir örtüye dönüşüyor. İsmail Özen’in kaleminde bu kar, yalnızca mevsimin değil, insan ruhunun da iklimini... Okumaya Devam et →
Hâl-i Pür Melâlimiz
MEHMET ASLAN Dünyanın geldiği güç ve imkânlar açısından, başta cihad olmak üzere çoğu İslami kavramı yeniden yorumlamak gerekir. Aksi hâlde hep ölmek ve yenilmek payımıza düşüyor. Çeçenler kadar savaşçı ve cesur bir halk tanımadım. Gazzeliler de öyle... Cesaret, yeten bir şey olsaydı; ama yetmiyor. Bugün ümit dolu bir yığın şey yazabilirim. Ancak bu, sanal bir... Okumaya Devam et →
Cihan Aktaş: “Hayal gücü kuvvetli, okumayı seven ve kelimelerle arası iyi olan biri için yazmak, tabii bir akış içinde başlıca meşgaleye dönüşüyor.”
Cihan Hanım merhaba, gönlünüz nasıl, afiyettesiniz inşallah? Hamdolsun sevgili Hacer. Memleket meseleleri, dünyanın hâli, aynı zamanda Ramazana özgü bir başka düzene geçmenin hisleri… Ayrıca, yeni romanım Kamerun’da Bir Mevsim’i yayına hazırlamanın heyecanı içindeyim. Neden yazıyorsunuz? Yazmazsam önümde uzanan zamanı başka nasıl doldurabilirim? Hayal gücü kuvvetli, okumayı seven ve kelimelerle arası iyi olan biri için yazmak... Okumaya Devam et →
Abdullah Harmancı: “Gönlümüz, kanaat etmeye karar verdiğinde bizden mutlusu olmuyor.”
Abdullah Bey merhaba, gönlünüz nasıl, afiyettesiniz inşallah? Teşekkür ederim. Gönlümüz, kanaat etmeye karar verdiğinde bizden mutlusu olmuyor. Gönlümüz tamahkâr bir sese boyun eğdiğinde en mutsuzu biziz. Neden yazıyorsunuz?Başka bir şey elimden gelmiyor. Nasıl yazıyorsunuz?Benimki tamamen ruhun parlaması şeklinde tezahür ediyor. Nadir zamanlarda ve sadece coşkuyla… Kitap bittikten sonraki o his?“Ben hiç kitap yazmadım. Yazdıklarım kitap... Okumaya Devam et →
Bahattin Coşkun Hocamın Ardından…
AZİZ KAĞAN GÜNEŞ Hocam güzel Müslümandı, ilim adamıydı, ehli hikmetti, şefkatliydi, gözü yaşlı, ağzı dualıydı, hayır yapar, hayra vesile olur, Müslümanların dertleriyle dertlenirdi. Ölür ise ten ölür Canlar ölesi değil Yunus Emre Sene 2004. O.D.T.Ü İnşaat Mühendisliği 2. Sınıf öğrencisiyim. Surveying (Topoğrafya) dersi alacağız. Hoca elinde notları ve beyaz önlüğüyle sınıfa girdi. Sakalları bayağı... Okumaya Devam et →
Sadık Yalsızuçanlar: “Ya fena halde canımı yakınca veya coşkuyla kendimden geçirirse mesele, o zaman yazıyorum.”
Sadık Abi merhaba, gönlünüz nasıl, afiyettesiniz inşallah? Merhaba iki gözüm. Hamdolsun. Keyfimi kamyonlar taşıyamıyor. Neden yazıyorsunuz? 1980 yılından beridir yazıyorum. Bu soruyu bendeniz de pek çok şaire, yazara sordum. Özellikle belgeseller çekerken çok sordum. Aldığım tepkiler çok ilginç oluyordu. Mesela İlhan Berk, “bilmiyorum” demişti. Şimdi onu anlayabiliyorum. Yani yıllar sonra. İnan ben de bilmiyorum. Sadece... Okumaya Devam et →
Ağır Hasarlı ve Acil Yıkılması Gereken İnsanlar
AZİZ KAĞAN GÜNEŞ Ağır hasarlı insanların yaşanan musibetlerden ders almalarını umuyorum, ancak acil yıkılması gereken insanları Allah’a havale etmekten başka bir şey gelmiyor elimden 06 Şubat 2023 depremlerinde hayatını kaybeden insanlarımıza rahmetle... Depreme Malatya’da yakalandım. Ecelimin geldiğini, vaktimin tamam olduğunu düşündüm yaklaşık doksan saniye boyunca. Sonrası ise mucizeydi. Yerle bir olacağını, yıkılırken bizi de içine... Okumaya Devam et →
Şiirsel ve Epik Bir Başyapıt: Truth and Justice
HACER YEĞİN GÜNEŞ Ve iyi bir adam kıraç toprakla uğraşa uğraşa soğuyan bir kalple artık üstüne titrediği değerler manzumesinde anlam sapması yaşayarak damla damla kararıyor, kötülüğe meylediyor. 1870 Estonyası’nda Andres adındaki çalışkan bir genç adam ve karısı Krõõt yeni bir hayat kurmak için borç edinip bir çiftlik satın alıyor. Bataklıklar arasında kalmış ıssız ve bakımsız... Okumaya Devam et →
Bir Gelişin Bin Gülüşe Açtığı Yol
EMRE DEMİR canımdan öte kızlarımaMutluluğu bulmaktan bahsediyor kendini kaybedenler van gogh bilmiyor mutluluğu -üstelik o, eski kulağı kesiklerden Mutluluğun tadını alamasa da ölümü ballandırıyor en eski gurme sokrates Ben, dalgaların vura vura küçülttüğü sahillerde gökyüzüne demirleyen yıldızlar altında gülerken getirdiğin cenneti izliyorum yanaklarında güller sesin günahları yıkayan en saf yağmur heyecan yüklü bir bayram sabahı... Okumaya Devam et →
